30 Haziran 2012 Cumartesi

İlkokula erken başlama

İlk kademe için ders saatlerinin azaltılması, kılık kıyafet serbestliği, müfredatın daha çok oyunadayalı bir biçimde düzenlenmesi ve törenlerde askeri komutların kaldırılması gibi değişiklikler,çocukların psikolojik gelişimleri için önemli
0-6 yaş arası çocukların çok yaratıcı, üretken, zeki ve özgür oldukları bilinen bir gerçek. Çünkü ailede anne veçocuk arasında güvene, sevgiye ve şefkate dayanan sağlam bir ilişki kurulmuştur. Daha da önemlisi anne ve baba, okulun aksine çocuğun sadece sol beynine değil, aynı zamanda sağ beynine de çalıştırır. İnsan beyni iki bölümden oluşur. Sağ beyin yaratıcı, sezgisel, duygusal, üretken daha çok sanata, şiire, hayal gücüne dayalı işler. Bütünseldir, duyuları ve duyguları serbestçe harekete geçirir. Yıllardır ilkokula başlayan çocuklarda gözlemlediğim bir şey var: Çocuk okulun ilk günlerinde çok doğal, rahat, özgür ve yaratıcı davranışlar sergiler. Özellikle sorduğu sorular, ezber bozan cinsten sorulardır. Ne var ki, bu özgün ve özgür hallerinin, rahat tavırlarının ilk iki ay gibi kısa bir süre içerisinde yerine daha temkinli ve eleştirel düşünceden uzak biraz da ürkek bir psikolojiye terk ettiklerini üzülerek izlerim. Çünkü okul, bireyin daha çok sol beyni üzerinde çalışır. 150 ülkede “Yaratıcılık ve Yenilikçilik” üzerine verdiği konferanslarla izleyiciler üzerinde önemli etkiler bırakan eğitim profesörü Sir Ken Robinson, çocuğun daha henüz bozulmamış özgün ve yaratıcı özelliğini şu çarpıcı anekdotla aktarır: Öğretmen okula yeni başlayan ve arka sırada kendi halinde resim çizen bir çocuğa, “Ne çiziyorsun sen?” diye sorar. Çocuk, “Tanrı’nın resmini çiziyorum” diye karşılık verir. Öğretmen, “Ama hiç kimse Tanrının nasıl göründüğü ve şekli konusunda bir fikre sahip değil” dediğinde çocuk., gayet sakin bir üslupla şöyle der: “Problem değil, nasıl olsa bir dakika içinde herkes nasıl olduğunu bilecek.” Robinson tam da bu noktada okulun dolayısıyla sistematik, tekdüze eğitim anlayışının bireydeki bu yaratıcılığı öldürdüğünü ifade eder.Sol beyin ise daha çok matematiksel zekâyı hareketegeçirir. Kelime ezberleme, sayısal işlemler ağırlıktadır. Rasyoneldir, planlı ve programlı işlere uyumlu hareketetme işlevini yerine getirir. Okul tam da bu noktada sınavlar, söz dinleme ve tektipçi birtakım uygulamalarıyla bireyin özellikle sol beynine hükmetme gayreti gösterir. Dolayısıyla bireyin ailede edindiği yaratıcılığını, özgünlüğünü ve özgürlüğünü kısmen yok eder.UFUK COŞKUN RADİKAL

Hiç yorum yok: